Kitabın Türkçe / Orijinal Adı: Çirkinin Aşığı / The Raven Prince
Yazarı: Elizabeth Hoyt
Sayfa Sayısı: 378
Yayınevi: Pegasus Yayınları
İngilizceden Çeviren: Fulya Gümüşpala Teke
Seri Adı: Prens Serisi 1
Seri sırası: Çirkinin Aşığı / Kalbimi Sana Verdim / Bir Aşk Masalı / Buz Prenses
Çoğu insanın benim gibi bayılarak okuyacağı, her sayfası incelikle işlenmiş, insanı hem heyecanlandıran hem de hüzünlendiren bir aşk romanı Çirkinin Aşığı. Benim en sevdiğim roman olmaya da aday. Birbirini sevip kavuşmamakta direnen ve bu sırada da birçok eğlenceli konuşmaya zemin hazırlayan aşıkları seviyorsanız bu kitap tam size göre. Ben hem tarihi hem de atışmalı aşıkların olduğu romanları çok sevdiğim için bu romanı da Anna Wren ve Edward De Raaf arasındaki, insanı soluksuz bırakan aşk sayesinde sevdim.
Kont suratını astı. "Talihsiz bir fahişe, demek istiyorsunuz herhalde! Siz delirdiniz mi?"
Kont, Anna'nın tahmin ettiğinden çok daha kızgındı. "Onun adı Pearl."
"Pek güzel," dedi, kendisini masadan şiddetle geri iterek. "Mahlukla yakın ilişkiler içindesiniz."
"Onun bir mahluk değil, bir kadın olduğunu belirtmek isterim."
Sürekli yakışıklı erkek, muhteşem kadın ikilisini anlatan romanlardan farklı olarak Edward'ın çirkin biri olarak tasvir edilmesi beni asıl etkileyen nokta oldu. Yazarın erkeği ya da kadını mükemmelleştirmek gibi bir çabası yok. Üstelik karakterlere kusurlar ekleyerek onların daha gerçekçi görünmesini sağlamış. Edward'ın bütün o kaba görünüşü altındaki düşünceli hali ve Anna ile yaptığı konuşmalardaki cümleleri ister istemez sizi etkileyecektir. Edward'ın bütün düşüncelerini rahatça dile getirmesi ve çoğu zaman küfürlü bir dil kullanması, Anna'nın dışarıdan hanım hanımcık bir dul olarak görünmesi ama aslında tutkularının peşinden koşması ve zamanı geldiğinde aşkına sahip çıkması iki karakterinde benim gözümde yücelmesini sağladı. Her bölümün başına Kuzgun Prens masalından bölümler konulmuş olmasına ise bayıldım. Her bir bölümün başını masal sayesinden daha bir heyecanla bekledim sanki.
Yazarın dili o kadar akıcı, o kadar incelikli ki kitabı bir solukta bitiyorsunuz. Kitabın, okuduğunuz ilk sayfadan itibaren özenle düşünülmüş, büyük bir tutkuyla yazılmış olduğunu anlayacaksınız.
Henüz bu kitabı okumadıysanız gidin alın, alın, alın. Keyifle okuyacağınızdan eminim.
Sevgiler :*
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder